
Burada, tam burada
kocaman, mutlu bir ağaç yaşıyor olsun.......
Bob Ross

İlkokulda söyleşi yapmak çok eğlenceli. Çünkü çok komikler. Eğlenceli sorular sorarlar, neşeli bir söyleşi olur.
Dün Açı İlkokulu‘na gittim. 4. ve 5. sınıflar geldi söyleşiye. Yerlerine otururlarken, ben de bi kenardan bunları izliyorum. Bir erkek çocuğu yanıma geldi, ellerinde Komikaze kitaplarından bikaçı vardı.
-Okudun mu hiç Komikaze? Çok komik çiziyo adam dedi. Ben de,
-Okudum ama ben beğenmiyorum. Dedim.
Bir pislikmişim gibi suratıma baktı ve gitti.
Bu bakıştan mutlu olacağım hiç aklıma gelmezdi…
Sonra başladı söyleşi. Bir on dakka kendimden bahsettim. Nasıl başladım karikatüre, hangi dergilerde çalıştım, ne okudum onu anlattım. Sonra da Komikaze kitaplarımdan ve web sitelerimden bahsettim. Konuşmam bitince, soru cevap bölümüne geçtim ve,
- İlk soruyu kim sorcak? diye sordum.
Ön sıradan bir erkek çocuğu elini kaldırcı heyecanla. Buyrun beyfendi dedim,
-Erdil abi ne zaman gelcek? diye sordu…
Kahkaha uğultusu arasında çocukları çok sevdiğimi düşündüm…










insanın canına kasteden bir ses...
söyleme bilmesinler bu aşkın bittiğini
Şampiyonluk kutlamasının biletidir efendim....


Pek sosyal olmayan, hayatı yalnız yaşayan, fazla arkadaşı olmayan biriyim; ama Beşiktaş tribünü öyle bir yer ki o kapıdan girdiğin an herkes kardeşin, arkadaşın olur. Orada başka bir şey var! Nasıl yurt dışına çıktığınızda özleminiz öyle bir artar da kötü şeyleri bile anarsınız, onun gibi bir şey..."
"Antalya Film Festivali'nde jüri üyesi olmam önerisi geldiğinde aynı tarihlerdeki Beşiktaş-Liverpool maçına gitme isteğimin kabul edilmesini şart koştum. Artık bana bu yönde teklifler getirecekler önce Beşiktaş'ın fikstrüne bakıyor. Gücünüz ve arzunuz varsa böyle şeyler
2008 Wimbledon finali, benim izlediğim en heyecanlı tenis maçıydı.



